1. Anasayfa
  2. Yaşam Tüyoları

Yazma Becerisi Kazanma

Yazma Becerisi Kazanma

Yazma becerisi kazanma insana özgü bir olgu olan dil, en küçük biçimiyle seslerden, seslerin belli bir düzen içerisinde bir araya gelmesiyle oluşan morfemlerden, kelimelerden ve kelimelerin belli kurallar içinde bir araya gelmesiyle oluşan cümlelerden meydana gelir Birbiriyle anlam ilgisi olan cümleler paragrafı oluştururlar. Paragraf bir düşünce birimidir. Paragrafta cümleler aynı düşünce çerçevesinde örgütlenir. Cümleler arasında zincirleme bir bağlantı söz konusudur. Paragrafta giriş, gelime ve sonuç cümlesi bulunduğu gibi yazı içindeki yerleri, görevleri ve içerikleri bakımından her bir paragraf tanıtma , gelime ve sonuç paragrafı olabilir. Hakkında yazı yazılacak konular bir paragrafa sığdırılamayacak kadar geni oldukları için, birden fazla paragraftan oluşan kompozisyon/yazı yazmak gerekir işlenilen konunun bütün hâlinde ifadesi için her paragrafta üzerinde durulan fikirlerin birbirlerine bağlanması gerekir. Bunun için bir paragrafın son cümlesi müteakip paragrafta üzerinde durulacak fikre hazırlayıcı mahiyette olmalıdır Kompozisyon ya da yazı, birbiriyle ilgili paragrafların bir balık altında oluşturduğu bütündür. Herhangi bir konuda duygu, hayal ya da özgün fikirleri belli bir düzen ve bütünlük içinde yazıya geçirme işine de yazma denir. Yazma, bilginin elde edilmesi ve bilginin ifade edilmesi ile ilgili süreçlerden oluşan bir beceridir   Yazma, üst düzeyde düşünme aracı, düşünme üzerinde düşünme  düşünceleri ifade edebilmek için gerekli sembol ve işaretleri kurallara uygun kullanma ve okunaklı olarak düşünce üretebilmedir  Yazmak, bilinçle bilinçaltının birleşip  bütünlemesine yardımcı olan bir tür ruhsal-sinirsel kas etkinliğidir. Yazmak, düşünceyi damıtır, berraklaştırır ve
netleştirir  Yazı yazmak zor, belli bir birikim ve bilgi isteyen bir uğratır Bu zor uğraşı bireylerin isteyerek ve severek yapabilecekleri alışkanlığa dönüştürmenin yolu, ilköğretimde verilen yazma becerisi kazanmaya  yönelik eğitime başlıdır. Yazma eğitimi, bir terim hâline gelmiş kompozisyon kelimesi ile genellemiştir. Bunun etkisiyle de (ilköğretimdeki) bütün yazma etkinlikleri bu
balık altında sürdürülmektedir. Bu çalışmada yazma, sesin karılışı olan sembollerin yazımı değil, duygu, düşünce, hayal ve izlenimlerin yazılı olarak anlatımına eşdeğer olarak kullanılmaktadır. Daha açık bir ifade ile yazma ve yazı, yazılı anlatım ve kompozisyon kavramları karılışında kullanılmıştır. Yazma (yazılı anlatım / kompozisyon), “düşünce gücüne sahip olanların görü, fikir ve
duygularıyla gözlem, deney ve tecrübelerini, seçilen konuyla ilgisi ölçüsünde planlayıp dilin kurallarına
uygun biçimde anlatması” olarak tanımlanabilir. Bu tanımdan hareketle yazılı anlatımın oluşmasında u unsurlar ortaya çıkar: düşünme gücü, görü-fikir üretme gücü, duygu zenginliği, gözlem – deney – tecrübeler, dili kurallarına uygun olarak kullanma ve planlama. Kavcar ve diğerleri  kompozisyonda üç temel ögenin var olmasından söz etmektedirler. Bunlar; duygu, düşünce, görü ve hayal; belirli bir düzen ve açık, canlı ve çarpıcı bir anlatımdır. Deniz de başarılı bir yazılı anlatımın gerçekleşebilmesi için u hususların bir arada olması gerektiğini belirtmektedir: sağlam ve zengin bir kelime hazinesine sahip olmak, bol ve dikkatli okumak, iyi bir
gözlemci olmak, başarıya niyetli, azimli ve bir amaca sahip olmak, dilin özelliklerini ve inceliklerini bilmek, geni düşünmek ve bol hayal kurmak, duygu ve düşünceleri mantıklı ve ahenkli bir düzen için sokabilmek, orijinal (özgün) olmak, yazma işini zevkle yapabilmek.

Türkçenin Yolculuğu

Okullarda kompozisyon ve yazılı anlatım kavramlarıyla belirtilen yazı ve yazma çalışması, bir konu ile ilgili duyguları, düşünceleri, tasarıları, görülenleri, yaşananları, hayal ve umutları… birtakım kurallar çerçevesinde derli toplu anlatabilme tekniğidir. Ancak, geleneksel anlayışın bir sonucu olarak kompozisyon atasözü ya da özdeyişin açıklanması olarak düşünülmekte ve uygulanmaktadır. Bu anlayışın dışına çıkarak farklı tür ve içerikte yazma çalışmalarının yaptırılması gerekmektedir. Yangın , bu konuda unları söylemektedir: Yazı türü olarak ilköğretim okullarında ve özellikle ilköğretimin ikinci kademesinde, geleneksel olarak öğrencilerden istenen bir kompozisyon yazmalarıdır. Değişik türden kompozisyon yazdırılabilir. Bu anlamda öğrencilere yazacakları tür hakkında bilgi vermek gerekir. Öğrencilerden yalnızca kompozisyon yazmalarını istemek, bir süre sonra sıkılmalarına yol açabilir. Bunun
için öğrencilere çeşitli yazma fırsatları yaratmak gerekir. Bu şekilde öğrenciler kendi düşünce dünyalarını kurabilecek ve özgün fikirler üretebileceklerdir. Nitekim Kaplan , kompozisyonun çalışmalarının gayesini, öğrencilere kendi duygu ve düşünce dünyalarına bir çekidüzen verme olarak Öğrenme ve öğretme süreci öğrencilerin duygu, düşünce ve izlenimlerini belli bir amaca yönelik olarak yazıyla ifade edebilme eklindeki üst düzey bir hedef doğrultusunda biçimlendirilmekte ve sürdürülmektedir. Bu çalışmalarla öğrencilere yazma becerisini kazandırma hedeflenmekte ve süreç sonunda hedefe ulaşıldığını gösteren gözlenebilir öğrenci davranışları öğrencilerden beklenmektedir.

İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir